11. katta psikolog iknası Soma'da buruk bayram BMGK toplandı Çöpte yeni doğmuş bebek bulundu Gazze'de ölü sayısı artıyor Bir Ramazan Bayramı’na daha ermenin bahtiyarlığını yaşadığımız şu günlerde bir yanımız kederli, bir yanımız buruk, bir yanımız üzgündür. Tatilcilerin trafik çilesi devam ediyor Otogarda bayram rötarı Gazze'de ölü sayısı artıyor Bomba yüklü araçla saldırı

Yavuz Çolak 04.10.2013 - 10:55

BİZ HERŞEYİ BÜYÜKLERİMİZDEN ÖĞRENDİK

Yaklaşan kurban bayramı vesilesiyle, herkesi saran tatlı bir heyecanın atmosferine girmiş bulunuyoruz. Kimimiz gurbet ellerde memleket hasretiyle yanarken, kimimiz uzak diyarlarda oturan ailemize, sevdiklerimize kavuşma heyecanıyla gün sayarız. Kimimiz de gücünün yettiği oranda bir kurban temin edebilmenin hesabını yaparız. Analar babalar alışveriş merkezlerinde, çocuklara bayramlık ve eve gelecek misafirlere ikramlık almanın telaşındalar…

İslâm âleminin rahmet ve bereket ayı Ramazandan sonra; fakir fukaranın, garip gurebanın bir kere daha yüzünü güldürme fırsatı işte insanların ayağına kadar gelmiş bulunuyor. Öksüz ve yetimlerin başını okşamanın, yoksulların dertlerine derman olmanın zamanıdır. Mayamızda var olan yardımlaşma, paylaşma gibi güzel hasletler edinmemizi inancımız ve kültürümüz desteklerken; nerde nasıl davranacağımızı da hayat mücadelesinin içinde, ataların disiplininde öğreniriz. Aile; bu milletin temelleri en sağlam kurumudur. Güzel, ince bir davranışı, gönül almanın yol yordamını öğretir. Sabretmeyi, sebat etmeyi öğretir. Çalışıp üretmeyi, zalime dik durmayı, mazluma kol kanat germeyi öğretir…

‘Biz böyle öğrendik’ demez miyiz?

Eskiler hayat mektebi derdi; herkes birbirinin öğretmeni ve öğrencisidir o mektepte. Dünya’ya gözünü yeni açmış sabinin, doksan yaşına merdiven dayamış ak saçlıdan alacağı ilk dersin adı sevgidir bu kurumda. Temele konulan ilk harçtır o. Okuma yazma bilmeyeninden, tahsilde zirve yapanın öğrenecekleri vardır. Bakın etrafınıza; üç kuşak bir aradaysa, o ailede sevinç var, huzur var, güven vardır. Eğer büyükleriniz yanı başınızdaysa, sırtınızı yasladığınız dağ sağlam demektir…

 Her kurban bayramında daha çok hatırladığım, içimi burkan hatıralarım var. Hüzün kaplasa da içimi, iyi ki büyüklerimiz var derim. Çocuk yaşlarımda, bundan kırkbeş elli sene öncesiydi; kendi davarlarımızı güdüyorduk Apa’nın dağlarında. Biz koyun keçi karışık sürülere ‘davar’ deriz. Ailem geçimini küçükbaş hayvancılıktan sağlıyordu. Babamın bir arkadaşı çıkageldi yanımıza, tütün molasında hal hatır sordular karşılıklı. Köyümüzde yoksul aileler vardı. Onlardan birinin aile reisiydi, bir çift atın çektiği tek pullukla tarla sürmeye gelmişti o gün. Kalabalık bir ailesi, sayısını unuttum çok çocuğu vardı. Biraz çekinceli bir tavırla babama durumu özetledi: “Arkadaşım malum, kurban yaklaştı; lakin durumumu biliyorsun, kurban alacak param yok. Çocuklar her gün hevesle, baba kurban kesecek miyiz bizde diye soruyorlar! Elime geçtiğinde paranı…”

Babacığım hemen sözünü kesip: “Gir şuradan beğendiğin en iyisini tut götür, sevindir çocukları. Parasını düşünme, canın sağ olsun; o çocukların gönlü hoş olsun bize yeter…”

Çocuk aklımla, şahit olduklarıma inanılmaz sevinmiş, babamla gurur duymuştum. Yaşayarak öğrenmek budur işte, önünüzde güzel bir örnek varsa korkmadan izinden gidin. O yol sizi daima selamete çıkaracaktır. Biz de köyün orta halli bir ailesiydik; annem babam hep çok çalışarak, gecesini gündüzüne katarak bizleri bugünlere getirdiler. Lokmasını az çok demeden paylaşmayı ilk onlardan öğrendik; onlara layık evlat olmayı Allah bize nasip eder inşallah. Köyümün, kentimin; bütün milletimin güzel insanlarının ne güzel adet ve gelenekleri vardır. Maddi anlamda söylemiyorum; biz dünyanın en zengin milletiyiz, çünkü gönlümüz zengin. Fakat gevşemeye başladığımızı da göz ardı etmememiz gerektiğine inanıyorum.

Yaşadığım bir başka hatıramı da naklederek konuyu perçinlemek istiyorum. Adil olmak adına, her yıl bayramın birini eşimin memleketi Denizli’de büyüklerimizin yanında geçirmeye özen gösteririz. Aradan bir onbeş yıl geçmiştir sanıyorum, Acıpayam’ın Çamlık Mahallesinde yine bir kurban bayramındaydık. Kayınpederimin en yakın komşusuyla evi duvar duvaradır; fakat sırt sırta vermiş gibi yapıldığı için, evin ardına dolaşmadan komşudan haberdar olmanın imkânı yoktur. Genç bir çiftin oturduğu hanenin, dört beş yaşlarında çok sevimli iki kızları vardı. Baba, ekmeğini inşaat işlerinde çalışarak kazanan sessiz, beyefendi biriydi. Anne ev hanımıydı. Bu bayramda kurban keseceklerine dair yanlış bir bilgi alınmıştı. Kayınvalidem; akşamüstü sofraya oturmak üzereydik, aklına ne geldiyse aniden komşuya gitti. Telaşlı bir şekilde geri gelip hemen mutfağa geçti ve tabağa et doldurup tekrar komşuya gitti. Üzülmüş, çok canı sıkılmış bir vaziyette kendine kızıp söylenmeye başlayınca neler olduğunu anladık! Genç annenin anlattıklarını valideden dinlerken, tüylerim diken diken olmuştu: “Teyze bu iki kız akşama kadar perişan ettiler bizi, etraftan et kokuları yayıldıkça ağlayıp; baba biz de isteriz, et almayacak mısın deyip durdular. Eşim çarşıda açık yer varsa alayım diye gitti, her yer kapalıymış. İyi ki gelip bizi bu azaptan kurtardın.!”

Hepimiz bir tuhaf olmuştuk. Yumruk gibi bir acı gelip gırtlağımıza oturmuş gibiydi…

Kayınpederim kalender bir insandır, ama ne yapar eder kurban keserdi. Yarısı kurban kesemeyenlerle paylaşılır, kalanı da gelip gidenle birlikte tüketilir, üç gün sonra bir topak desen et kalmazdı. Ama ne tat, ne bereket kardeşim; anlatılmaz, yaşanır. Ne kadar çok insana nasip oldu diye sevinirlerdi. Seksenbeş yaşında kayınvalidem, okuma yazma bilmez ama o ne feraset, o ne yüce gönüllülüktür insan imreniyor…

 İşte bizim atalarımız bunlar; onları abartmadan anlatmaya çalışırken, inşallah riyaya bulaşmamışımdır, Allah beni affetsin. Paylaşmanın anlamını başka türlü anlatamazdım! Konuyu bağlarken son sözümü de söyleyeyim; eleştirel yazı yazmayı, kimsenin işine karışmayı sevmem ama bayramınızı sahillerde, otellerde ser sebil etmeyin kardeşim. Kurbanın özgün bir havası, yaşanması gereken bir telaşı ve bölüşülmesi gereken sevgisi var. Allah hepinize nasip etsin…     

YORUMLAR

Yazarın Diğer Yazıları

HAVA DURUMU

Tüm hakları saklıdır ©2012
Sitemiz sadece internet üzerinden yayın yapar.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

recep konuk mal varlığı